HABERLER

🏠  Anasayfa  ➝  Haberler

Çocuk Adalet Sisteminin Evrensel Değerlerini Zedeleyen Düzenlemeleri Kabul Etmiyoruz

Sayfayı Yazdır Küçük Font Büyük Font

07:48 . 17 Temmuz 2026

Çocuklara ilişkin hazırlanan kanun teklifi, çocuk adalet sisteminin temelini oluşturan koruyucu, onarıcı ve hak temelli yaklaşımı terk ederek güvenlikçi ve cezalandırıcı bir anlayışı hâkim kılmayı amaçlamaktadır. Çocukları gelişimsel özellikleri ve üstün yararları çerçevesinde değerlendirmek yerine, yetişkin ceza hukuku mantığıyla ele alan bu yaklaşım; Anayasa, tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmeler ve çağdaş çocuk adaleti ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.

 

Teklifte yer alan çocuğun işlediği iddia edilen fiiller nedeniyle ebeveynlerin de soruşturulabilmesine olanak tanıyan düzenlemeler, ceza hukukunun temel taşlarından biri olan ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesini tartışmaya açmaktadır. Çocukların suça sürüklenmesinin nedenlerini görmezden gelerek sorumluluğu ailelere yükleyen anlayış, sosyal devlet yükümlülüklerini göz ardı ettiği gibi, hukukun en temel güvencelerinden birini de zedelemektedir.

 

Bunun yanında, çocukların dijital platformlara erişimlerinin sınırlandırılması, iletişim araçlarının gözetim ve denetime tabi tutulması yönündeki düzenlemeler; çocukların haklarını güçlendiren değil, onları sürekli kontrol altında tutulması gereken bireyler olarak gören güvenlikçi bir bakış açısının ürünüdür. Çocukların korunması; gözetim mekanizmalarını yaygınlaştırmakla değil, eğitim, bilinçlendirme ve etkin sosyal politikalarla sağlanabilir.

 

Teklifin bir diğer önemli yönü ise, 15-18 yaş grubundaki çocuklara ilişkin ceza rejimini ağırlaştıran düzenlemelerdir. Zorunlu ceza indirimlerinin kaldırılması, ceza üst sınırlarının artırılması, çocukların fiillerinin tekerrüre esas alınması, kapalı ceza infaz kurumlarında tutulmalarının kolaylaştırılması ve eğitimevlerine geçişin idarenin soyut “iyi hâl” değerlendirmesine bırakılması; çocuk ceza adaletinin rehabilitasyon ve topluma yeniden kazandırma amacını ortadan kaldırmaktadır. Çocukların gelişim süreçlerini ve değişebilme potansiyellerini yok sayan bu yaklaşımın, çocukları daha ağır bir ceza sistemi içerisine sürüklemekten başka bir sonucu olmayacaktır.

 

Ayrıca teklif, çocuk yargılamalarında geniş takdir yetkilerinin uygulanmasını öngörmektedir. Oysa çocuk hukuku, özel bilgi ve uzmanlaşma gerektiren bir alandır. Çocuk mahkemelerinde görev yapan hâkim ve savcıların çocuk hukuku alanındaki uzmanlaşmasının güçlendirilmesi yerine, uygulamayı geniş takdir alanlarına bırakmak; hukuk güvenliğini zedeleyecek, farklı uygulamalara ve telafisi güç hak ihlallerine neden olabilecektir.

 

Bilimsel araştırmalar da göstermektedir ki; çocuklara daha ağır cezalar vermek, özgürlüklerinden daha uzun süre yoksun bırakmak veya onları yetişkin ceza hukuku anlayışıyla yargılamak toplumsal güvenliği artırmamaktadır. Tam tersine bu politikalar; çocukların eğitimden, sosyal çevrelerinden ve destek mekanizmalarından kopmasına, damgalanmalarına ve yeniden suça sürüklenme ihtimallerinin artmasına neden olmaktadır. Çocuk adalet sistemi, cezalandırma eksenli değil; çocuğun yeniden topluma kazandırılmasını hedefleyen onarıcı adalet anlayışı üzerine kurulmalıdır.

 

Çocukların suça sürüklenmesi bireysel bir tercih değil; çoğu zaman yoksulluk, eğitim hakkına erişimde yaşanan sorunlar, sosyal dışlanma, eşitsizlik ve kamusal destek mekanizmalarının yetersizliği gibi yapısal nedenlerin sonucudur. Bu nedenle çözüm, cezaları ağırlaştırmak değil; çocukları suça iten koşulları ortadan kaldıracak sosyal devlet politikalarını güçlendirmektir.

 

İzmir Barosu olarak; çocukları hak öznesi olmaktan uzaklaştıran, onları güvenlik politikalarının nesnesi hâline getiren, ceza hukukunun temel ilkelerini aşındıran ve çocuk adalet sisteminin evrensel değerlerini zedeleyen bu düzenlemeleri kabul etmiyoruz.

 

Kanun koyucuyu; çocukların üstün yararını esas alan, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme başta olmak üzere uluslararası yükümlülüklerimize ve Anayasa’nın çocukları koruyan hükümlerine uygun, bilimsel veriler ışığında hazırlanmış, hak temelli bir çocuk adalet sistemi anlayışını benimsemeye davet ediyor; söz konusu düzenlemelerin geri çekilmesini talep ediyoruz.