İkizköy’de toprağını, suyunu ve yaşam alanlarını savunduğu gerekçesiyle tutuklanan ve 42 gündür cezaevinde bulunan çevre mücadelesi aktivisti Esra Işık tahliye edildi. Tutukluluk incelemesi için İzmir Barosu Başkanı Av. Sefa Yılmaz ve Yönetim Kurulu üyesi Av. Canan Arıcı da Milas’taki incelemede hazır bulundu.
Milas Adliyesi önündeki basın açıklamasına Muğla Barosu Başkan Yardımcısı Av. Ergin Çelik, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu üyesi Av. Kemal Aytaç, Aydın Barosu Başkanı Av. Utku Devrim Barış Arslan, ve İstanbul Barosu Çevre, Kent ve Hayvan Hakları Merkezi Başkanı Av. Gülay Çolak Çalışkan ile çok sayıda demokratik kitle örgütü temsilcisi, İkizköy sakinleri ve yaşam savunucusu da destek verdi.
Av. Sefa Yılmaz: "Tutuklama Bir Gözdağı Verme Aracıdır"
Basın açıklamasında söz alan İzmir Barosu Başkanı Av. Sefa Yılmaz, Esra Işık’ın tutuklanma sürecinin başından itibaren hukuksuzluklarla dolu olduğunu vurguladı. Yılmaz konuşmasında; "Tutukluluğun hangi amaca hizmet ettiğini hepimiz çok iyi biliyoruz. Bu süreç, yurttaşları sindirip yıldırmaya yönelik ölçüsüz bir müdahaledir. Esra Işık özelinde, hak mücadelesi veren tüm yurttaşlara gözdağı verilmek istenmektedir. Ancak bugün burada toplanan kalabalık, bu mücadelenin sönmeyeceğini, aksine artarak devam edeceğini kanıtlamaktadır. İzmir Barosu olarak, hukuksuzluk kimden gelirse gelsin karşısında durmaya ve yurttaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.
Av. Canan Arıcı: "Doğayı Savunmak Suç Değildir"
İzmir Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Canan Arıcı ise tutuklamanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek; "Ceza Muhakemesi Kanunu açısından tutukluluğun hiçbir haklı gerekçesi yoktur. Muhakeme tedbirleri bakımından Esra Işık’ın derhal tahliye edilmesinin önünde hiçbir engel bulunmamaktadır. Esra, bir yurttaş olarak toprağını ve yurdunu savunmuştur. Çevre mücadelesini sindirmeyi amaçlayan bu tedbir kabul edilemez. Esra Işık özgürlüğüne kavuşana dek desteğimiz artarak sürecektir." dedi.
Tahliyesinin ardından İzmir Barosunda ailesiyle bir araya gelen Işık için basın açıklaması düzenlendi. Açıklamada, Sefa Yılmaz ve Esra Işık konuştu.
İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz, Esra Işık’ın tutuklanmasının baştan sona hukuksuz olduğunu belirterek, Akbelen bölgesinde yıllardır süren acele kamulaştırma politikalarının yurttaşların yaşam alanlarını tehdit ettiğini söyledi. Yılmaz, “Esra’nın tutukluluğu yalnızca bireysel bir mesele değil, doğasını, toprağını ve yaşamını savunan herkese verilmek istenen bir gözdağıdır” dedi.
Tahliye kararında uygulanan yurt dışı çıkış yasağını da eleştiren Yılmaz, “Esra köyünden, toprağından ayrılmamak için mücadele ederken ona yurt dışı yasağı verilmesi hukuk adına trajikomik bir durumdur” ifadelerini kullandı.
Milas Adliyesi önünde yapılan açıklamayı da hatırlatan Yılmaz, Esra Işık’ın tutuklanmasının hak arama mücadelesini bastırmaya yönelik olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
“Bu ülkede hak mücadelesi verenler için gözaltılar, tutuklamalar sıradanlaştırılıyor. Ancak önemli olan geri adım atmamak, umudu kaybetmemektir. Başka bir ülke, başka bir hukuk, özgürce yaşayabileceğimiz bir gelecek mümkündür.”
Yılmaz ayrıca, Türkiye Barolar Birliği tarafından geçtiğimiz yıl Esra Işık’a Çevre ve Ekoloji Mücadelesi Ödülü verildiğini hatırlatarak, “Devlet ise ona bunun karşılığında önce tutukluluk, sonra sürgün verdi” dedi.
Tahliyesinin ardından konuşan Esra Işık ise yıllardır süren yaşam ve toprak mücadelesinin parçası olduğunu belirterek, ailesinin kuşaklar boyunca yaşadığı yıkımı anlattı.
“Köyümü, toprağımı, memleketimi savunduğum için tutuklandım. Ama biz bu yoldan dönmeyiz. Ben sadece toprağımı savundum; alnım ak, başım dik girdim, alnım ak, başım dik çıktım” diyen Işık, gerçek özgürlüğün yalnızca kendi tahliyesi değil, yaşam alanlarının kurtarılması olduğunu söyledi.
Danıştay’dan çıkan yürütmeyi durdurma kararının önemli olduğunu ifade eden Işık, mücadelelerinin yalnızca hukuki süreçlerle sınırlı olmadığını belirterek, şirketlerin bölgeden tamamen çekilmesini istediklerini dile getirdi.
Kendisine yönelik tutuklamanın bir gözdağı amacı taşıdığını söyleyen Işık, “Bugün Esra’yı tutuklarsınız, yarın başkasını. Ama hakkını arayanlara kelepçeler yetmez” dedi.
Cezaevinde bulunduğu süreçte dışarıda verilen dayanışmanın tahliyesinde belirleyici olduğunu ifade eden Işık, “Benim bugün burada olmam; köylülerimin, ailemin ve bu memleketin havasını, suyunu, toprağını seven insanların mücadelesinin eseridir” diye konuştu.